Tarihini tam hatırlamıyorum. Ankara’dan trenle Akhisar’a geliyordum. Bir ara çay içmek için lokanta bölümüne geçtim. Masalar doluydu, yalnız bir gencin masasında bir kişilik boş yer vardı. Müsaade aldım oturdum.

“Selâm ün aleyküm. Hayırlı yolculuklar.”

O da İzmir’e gidiyormuş. Kendime çay söyledim. İçiyordum. O da rakı içiyordu. Birden bire söze girerek,

“Beyefendi ben Maocu’yum”  dedi.

Bunu söylemeye neden lüzum hissetti bilemiyorum.Sordum:

Delikanlı neden Mao’cusunuz?

Cevap verdi:

“Biz adalete aşık gençleriz. Dünyanın en yüce adaleti Mao’nun adaletidir.”

“Sizi tebrik edebilir miyim? Maocu olduğunuz için değil adalete aşık olduğunuz için.Delikanlı size bir teklifte bulunmak istiyorum.”

“Buyurun” dedi.

“Siz bana aklınıza gelen her soruyu sorabilirsiniz. Ben de size istediğim soruyu sorabilir miyim?”

“Buyurun sorun” dedi.

Siz öğrenci misiniz?

Evet eczacılık fakültesinde son sınıf öğrencisiyim.

Peki delikanlı, içki içmek için harcadığın bu parayı nereden buluyorsun?

Babam gönderiyor.

Baban ne iş yapıyor?

Kurmay albay, İzmir’de görevli.

Şimdi diğer sorulara geçiyorum: İçki yararlı mı, zararlımı?

Zararlı.

Zaruri tüketim maddesi mi, değil mi?

Zaruri tüketim maddesi değil.

Benim adalete aşık genç kardeşim İzmir’e vardığında babana diyeceksin ki; babacım ben akşam tren yolculuğunda zaruri olmayan zararlı olan bir tüketim maddesi tükettim, rakı içtim. Lütfen bacıma ve kardeşime de harcadığım kadar ver. Onlar da istedikleri alanda harcasınlar, böylece adaleti yerine getirelim.

Delikanlı sertleşti:

“Beyefendi” dedi. “Ben size adalete aşık olduğumuzu söyledim. Hayalperest olduğumuzu söylemedim.

Benim teklifim kendisine hayal gelmişti. Dedim ki;

Delikanlı bunlar bizim milli ve manevi kültürümüzün gereği, dinimizin emridir. Hadis-i Şerif “Komşusu aç  yatarken tok uyuyan bizden değildir.” “Yediğinizden karınıza  yedirin, giydiğinizden giydirin.” 

Bu sefer O sormaya başladı.

İslâm’a ait pek çok sorular sordu. İslâm da adalet, İslâm da hak, hukuk, sevgi vs. merak ettiği konular arasındaydı. Sorularına uygun cevaplar verdim. Dikkatlice dinledi. Tren Savaştepe’ye gelmişti. Delikanlı en önemli sözlerini söylüyordu.

Ahmet ağabey ben bu birkaç saat içinde sizden öğrendiklerimin yüzde birini anamdan, babamdan, ilkokul, ortaokul, lise ve üniversitede öğrenmedim. Bizleri bu duruma düşüren, cahil bırakan, İslâm’ın kapısını üzerimize kapatan sizler değil misiniz?

Bu sorunun cevabını, namaz kılanları, Kur’an okuyanları, eşinin hatta annesinin başı örtülü olanları, İslami dokuları olanları Türk Silahlı Kuvvetlerinden ihraç eden, başörtülü hanımefendi memurları devlet dairesine sokmayan zihniyet vermelidir.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin