Bir olay ve bir soru; Balkan Savaşlarının birinde düşman sancaktarı kuşatır. Alay sancaktarı sancağı düşmana teslim etmemek için küçük parçalar halinde yırtar ve hepsini tek tek yutar. Savaştan sonra Kumandan sancaktarı çağırır ve sancağı sorar. Sancaktar düşman tarafından kuşatıldığını ve teslim etmemek için yırtıp yuttuğunu söyler. Kumandan bu söze inanmaz görünür. Sancaktar izin isteyerek ayrılır, abdest alır ve bir odada hançeri göğsüne saplar. Az sonra kumandanlar sancağın parça parça midesinden çıktığını görürler. Tek tek dikerek aslına döndürmeye çalışırlar. Bu sancak Gelibolu’da Sancak Dede İsminde bir türbede mahfuzdur. Şehidin türbesi de oradadır.

Şimdi “Ne mutlu Türk’üm diyemem” diyenlere soruyorum; Bahsi geçen sancak bir alayın sancağı olup alayı temsil eder, bir milletin bayrağı milleti temsil eder. SANCAK-I ŞERİF ise İslâm’ı temsil eder. O halde bir alayın sancağı için canını feda eden bir milletin SANCAK-I ŞERİF için göstereceği fedakarlığın sınırı yoktur. İşte Bediüzzaman Hazretleri de bu sebepten Türk Milletini “Bin yıldan beri İslâm’ın sancaktarı bahadır Türk Milleti” diye övmüştür. Böyle bir Milletin mensubu olmakla onur duymayacaksınız da hangi millete özeneceksiniz?

Aşağıdaki hususlarda dikkatle tefekkür edilmelidir.

Türk Milleti;

  1. Hediye-i Muhammediye’ye mazhardır (Kutsal Emanetler).
  2. İltifât-ı Muhammediye’ye mazhar olmuştur. (İstanbul’un fethi…).
  3. Ehl-i Sünnet Ve’l-Cemaat gibi en doğru bir fırkayı devam ettirmektedir. Bu asil Türk Milleti’ni,
  • Merhum Seyyit Ahmet Arvasî’ye,
  • Mekke-i Mükerreme’de Vehhâbîliğe karşı mücâdele açmış olan büyük âlim Seyyid Muhammed Bin Alevî El Mâlikî Hazretlerine sorunuz. Kazakistan’ın Yese (Türkistan) şehrinde Şeyh Ahmet Yesevî Hazretlerine komşu, nur yüzlü 70 yaşlarında hacı annede Türk olmanın şuûrunu, Müslüman olmanın sevincini ve heyecanını inceleyiniz.

Sözlerimi noktalıyorum. Türklük Şuur ve Gurûru, İslâm Ahlâk ve Fazileti terk edemeyeceğimiz değerlerdir.

Merhum Seyyit Ahmet Arvâsî bir gün yanıma geldi. “Ahmet Ağabey, sizin ortaya koyduğunuz Türk – İslâm sentezi beni rahatsız ediyor. Çünkü sentez homojen olmayan nesnelerin birleşmesidir. Oysa benim aklıma Türk deyince İslâm, İslâm deyince Türk geliyor.”

Evet bizim dâvâmız Türk – İslâm kültürü ve medeniyetidir. Unutulmamalıdır ki, Sahâbeden sonra İslâm’a en büyük hizmeti Türkler yapmıştır. Bu İslâm ulemâsının ortak görüşüdür.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu girin!
Lütfen adınızı buraya girin